Dil – Çerçeveyi Büyütme – Küçültme

Etkili İletişim doğru iletişim Bakış Açısı
Etkili İletişim | Bakış Açısı

ÇERÇEVEYİ BÜYÜTME – ÇERÇEVEYİ KÜÇÜLTME

Etkili İletişim Nedir – Etkili İletişim Örnekleri – Kişisel Gelişim Rehberi – Etkili İletişim Nasıl Olur – Etkili İletişim Kurmak İçin Yöntemler

Çerçevemizi deneyimlerimiz belirliyorsa deneyimlerimizi zenginleştirmeliyiz. Büyük balık küçük balığı yerken daha büyük balık da onu yiyecektir. Farklı bakış açıları yakalamaya çalışmak bir anlamda farkındalığı gerektirir.

Önceki yazılarımız da Etkili İletişim İçin Çerçeveleme Yöntemleri ‘ni ve Etkili İletişim İle Başarıya Ulaşmak İçin Sonuç Odaklı Düşünmek konularını anlatmıştık. Sırada ise Etkili İletişim İçin Bakış Açısı nasıl olmalıdır? sorusuna cevap vereceğiz.

 

Çevremizdeki insanların kendilerine ait bir deneyimi anlatırken, merkeze kendilerini oturttukları için anlattıklarının basitleşmesini istemediklerinden sık sık anlatmakta güçlük çektiklerini söylerler. Bu konuda sözcük bulmada sıkıntı çektiklerini dile getirirler. Çünkü kendilerine göre yaşadıkları o kadar önemlidir ki, bir türlü yaşadıkları olayın tarih boyunca binlerce insan tarafından yaşandığını unutuverirler. Çünkü kişi kendi dünyasında önemlidir ve bayağılaşmak, basitleşmek istemez. Herkesin yaşadığı aşk özeldir. Öteki aşklara benzemez. Herkesin çektiği acı kıymetlidir, öteki insanların çektiği acıya benzemez.

Doğru İletişim Teknikleri Etkili İletişim Teknikleri
Doğru İletişim Teknikleri

 

İşte üzerinde durmamız gereken konu, iletişimde sorun yaşanmasının en büyük nedenlerinden biri de kişinin sadece kendi dar çerçevesinden bakması ya da genelleme yaparak kişisel özellikleri göz ardı etmesidir.

Düşünün ki, bizim köylü Mehli Ağa’nın gittiği en uzak yer köyün kasabasıdır, daha bağlı bulunduğu il merkezini bile görmemiştir bile. En iyi bildiği yerler ise hayvanlarını otlattığı dağlardır. Bu insandan bulunmuş olduğu konum dışında bir yorum beklesek en kadar sağlıklı yorum yapacaktır? Çerçeveyi büyütmek, küçültmek ya da değiştirmek için deneyimlerimizi kullanırız. Deneyimlerimiz ise yaşam algılamalarımızdan oluşur. Bir timsahın karnına indirdiği leyleğin karnındaki balık bizim acıma duygularımızı galeyana getirirken, leyleğin düştüğü durum balığın düştüğü durumdan ne kadar farklıdır? Timsah için bütün bunlar ne anlam ifade eder? Bu arada suyun kenarında olup biteni seyreden ceylan: “Oh be, ben kurtuldum” derken bütün bunları bilen bizler için farkındalık çok önemlidir. Bazen olaylara düz bir ayna tutarken, bazen bir teleskoba bazen de bir mikroskoba ihtiyaç duyarız. Yeniden çerçeveleme, bir anlamda insanlara, büyük resmi görme ve uygun olan seçimler yapma imkanı sağlayan çok özel bir metottur.

Çerçevenin boyutunu değiştirirken zaman da önemli bir yer tutar. Uzun bir zamanda doğru olduğunu düşündüğümüz bir eylem kısa zaman dilimi içinde doğru görünmeyebilir ya da bunun tam tersi olabilir.

 

Bakış açısının durumu ne kadar değiştirdiğini anlatabilmek aslında hiç de zor değildir. Aşağıdaki hikayeyi okuyun yeter.

 

Arjantinli ünlü golfçu Robert Vincenzo yine bir ödül kazanmış, ödülünü alıp kameralara poz vermiş. Ardından kulübüne uğramış, eşyalarını toplayıp otoparktaki arabasının yanına doğru yürümüş. O sırada yanına bir kadın yaklaşmış. Vincenzo’yu kutladıktan sonra ona küçük bir bebeği olduğunu, bebeğin çok hastalandığını ve hastane masraflarını karşılayamadığını, onun her gün biraz daha ölüme yaklaştığını anlatmış bir çırpıda. Kadının anlattıkları Vincenzo’yu çok etkilemiş. Hemen çek defterini çıkarmış ve turnuvadan kazandığı paranın bir bölümünü yazıp imzalamış. Çeki kadına uzatmış. O sırada kadına: “Umarım bebeğin iyi günleri için harcarsın” demiş. Ertesi hafta Vincenzo kulüpte öğle yemeği yerken Golf derneğinin bir üyesi yaklaşmış ve; “Otoparktaki çocuklar, geçen hafta siz turnuvayı kazandığınız gün bir kadının yanınıza yaklaştığını ve sizinle konuştuğunu söylediler” demiş. “Evet” demiş Vincenzo, “Bunun neresi garip?” “Garip değil tabii ki” demiş adam “Ama size bir haberim var. O kadın bir sahtekarmış. Sizin gibi zengin kişilere yaklaşıp hasta bir bebeği olduğunu söyleyip para koparırmış. Korkarım sizden de koparmış.” Vincenzo şaşkınlıkla; “Yani ölümü beklenen bir bebek yok mu?” demiş. “Yok” demiş adam. “İşte bu hafta duyduğum en iyi haber” demiş Vincenzo.

 

İşte buna bakış açısı diyoruz. Parasını kaybettiğin için üzüleceğine ölümü bekleyen bir bebek olmadığına sevinme de bir bakış açısıdır. Çerçeveyi büyütüp küçülttüğümüzde ya da değiştirdiğimizde her şey ne kadar de değişiyor değil mi?

Tabii bu konuda uyarmamız gereken bir nokta var: Yaşanılan toplum da çerçevenin boyutunu, şeklini belirler. Öyle bir toplum düşünün ki bütün kadınlar eşlerini aldatıyor. Böyle bir toplumda eşi tarafından aldatılan kocanın çerçevesi ne olur? Ya da koca öyle bir toplum içinde yaşıyor ki sadece kendi eşi onu aldatıyor. Çerçeveyi tekrar düşünelim…

Peki Doğru Bakış Açısı için ne yapmak gerek ?

SORULAR UYGULAMA
  • Bu yazıyı okumadan önce çerçeveyi büyütme, küçültme ya da değiştirme konusunda hangi konumdaydım?
  • Kuş bakışı bakacağım derken olaylara kuş gibi baktığım oldu mu?
  • Çerçeveyi değiştirme ile ilgili ne tür gereksinimlerim var?
  • Deneyimlerim bir anlamda yaşamı algılama şeklime yön veriyorsa, deneyimlerimin yelpazesini genişletmek için ne yapmalıyım?
Çerçeveleme bir anlamda, düz aynayı, teleskobu ve mikroskobu çok iyi kullanma anlamına gelir. Bir resme veya metne önce çok uzaktan bakın, daha uzaktan, daha da uzaktan. Sonra iyice yaklaşın,daha da yaklaşın, göremez oluncaya kadar yaklaşın. Sonra rahatlıkla görebileceğiniz şekilde ayarlayın mesafenizi. Aynı egzersizi olaylar, durumlar, kişiler, toplumlar ya da sorunlar karşısında da yapın.

 

 

Paylaşın !

Serbest Yazı

Serbest Yazı

Fikrinizi Paylaşın :)

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.