Kargaşa

Kargaşa serbest atölye serbest yazı deneme hikaye denemeler
Kargaşa

Kargaşa

Bir gecenin tam ortasında, ruhum, kendinden sancılandı. Kaybettim.

 

Dört duvar, herkese yeterli insanı sunmazdı. Her gece birbirinden güzel sanrılar yansıttığım bir sinema perdem yoktu, hep tavan vardı bir de taban, bir de ben. Tek değildim de yalnızdım. İnsanların, öldürmekten bıkmadığı bir ruhum vardı, kalmadı.

 

Gerçek, hüsranlarımın omzuma yüklediği, her gece bardaklarca içtiğim kahveden daha acıydı. Hayat, şeker diye insan sunuyor, insanlar bozuk çıkıyor. Kimsenin birbirini zehirlediğinden haberi yok. Yine de ölen olmuyor, yaşayan olmuyor. Bir ceset daha toprağa hapsolmaktan kurtuluyor.

 

İnsan, insan almadıkça hayatına, kendi içine kaçıyor. Çöp, pislik, iğrendiren kokular… Zihnimin içine çiçek girmeyeli uzun zaman olmuş, oraya girince anlıyorum. Az ileride sesler, izler, gölgeler koşturuyor. Çizgi filmler kötülük peşinde. İnanmayın ! Benim de bir ruhum vardı, bırakmadılar !

 

Bir gezegen değildim, mesela Dünya, mesela Mars… Ama evrenden bile daha kalabalıktım, yemin ederim. Oksijenimi tükettiler, nefes alamadım ben. Sakladım, saklandım, izledim… İnsan, insana değmiyormuş. Boş gibiydim, yalnızlıktan bittim. Doldum, biriktim, tükettiler ve kaybettiler. Öldüm. Gömmediler. Morarmış dudaklarıma bir çiçek dokunsun istedim. Yok oldum. Dönemedim.

 

Kargaşa serbest atölye serbest yazı deneme hikaye denemeler
Kargaşa

Bu sefer kulağıma sözler çalındı. Dinledim. Pinokyo doğruları söyledi, yalan buydu. Kavga vardı. Zihnimin içi savaş olmuş, ben de artık cesettim. Yanıp sönen köprü ışıkları vardı sonra.. Koştum ve atladım. Çok konuşuyorlardı. İnanmadığım doğrular, inandığım yalanlar vardı. Kendime döndüm. Şimdi de sözde devaların yaramadığı hastayım. Tedavide kahkalar ve sesler. Kalabalık ölümler… Hepsi de bendim. Çok güldüler, hiç ağlamadılar. Çığlık atmaktan korkan bir yunus, zıplayan filler vardı. Bombalar, dinamitler… Hepsi birden mevcuttu, evet. Ve siz, öldüğüme inanmamıştınız.

 

Dön geri. Herkesin küçükken düştüğünde annesinden ve/ya babasından kızacaklar korkusuyla sakladığı yaraları olmuştur. Ben büyünce de saklamıştım, anlaşılmamış. Acı çekmem önemli değildi. Önemli olan o dinmeyen savaşlara, bitmeyen seslere, insanlara, hayvanlara, çiçeklere idam edilen ruhumdu. Acımı başkası görecek diye ödüm koptu. Birkaç adım geriledim.

 

Daha da geriye git. Her şey acından daha gerçek kılındı. İnanmamıştınız… Ruhum öldü. Kimse görmedi, umursamadı. Herkes katil, herkes suçlu !


Tekrar ileriye gel şimdi.

Ama ben yokum.

Devam et.

Kargaşa serbest atölye serbest yazı deneme hikaye denemeler
Kargaşa

Paylaşın !

Serbest Yazı

Serbest Yazı

Fikrinizi Paylaşın :)

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.